12 Şubat 2016 Cuma

ENTERESAN GELİYOR


ENTERESAN AÇILIMLAR

Bugün bir blog açma fikriyle önceki blogumdaki yazıları bir okuyayım dedim. Planladığım 2. blog daha çok bilgilendirme amaçlı. Bir de ne göreyim? Geçmişte beğenmediğim, utandığım yazılarım aslında çok güzelmiş. Güzelliğinden değil de ne kadar içimdeki duygular... Kendime çoğu zaman haksızlık ettiğimi düşünüyorum. Kendi yaptığım, ürettiğim br çok şeyi önce ben beğenmiyor ve kaldırıp atıyorum. Sanırım bu duygu beğenilmeme korkusundan ileri geliyor ancak ne gereği var ki buna? 30 yaş kafası hakikaten bir garip. Artık insan çevresi odaklı değil, kendi odaklı yaşamak istiyor. Çevresinden yorulmamak için kendi önlemlerini alıyor, kendi yöntemlerini belirliyor. Okuduğum kadarıyla 40 bunun bir üst versiyonu...
Sanırım yeniden yazmamda 2 kur gittiğim, yaratıcılığımı körükleyen ve benliğimi yeniden keşfetmemi sağlayan bir kurs ile Julia Cameron’un “Sanatçının Yolu” kitabı (egzersizleri bıraktım ama söz tekrar başlayacağım” ve asıl dün gittiğimiz bir atölyede kendim için kritik bir kaygımı insanlar içinde rahatça anlatabilmem yatıyor. Tüm bunlar aslında çok güzel. Bir de işin içine hamilelik hormonları, işsizlik-evde olma ve yalnızlık-konuşacak kafana göre insan bulamama eklenince sanırım bu itici güç ortaya çıktı ve her gücün çıkışı gibi ruhsal anlamda son derece zorlayıcı oldu.
Eskiden paylaşmaya utanırdım ama artık bundan çekinmiyorum, paylaşmanın verdiği sorumluluğu dha çok yaşardım ama bugün artık bunu paylaşmanın hafifliğini de yaşıyorum.
Hatta şu an blog adresimde bir sorun var, “aman ilhamım gitmesin” diye Word’e derdimi döküyorum. Önce insanın içinden gelecek abi... hehehe

Sevgi, saygı ve umutla...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder